ZİYARETÇİ DEFTERİ

Ziyaretçi Defterine YazZiyaretçi Defterine Yaz:


ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI     22 Şubat 2012 08:51 | istanbul kadıköy ataşehir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
KİŞİSEL ÇIKARLAR SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA DOSTLUK BİTER Mİ ACABA?
1986 yılında istanbul"a geldiğimde çevremdeki insanların tavrına hayata bakış açılarına baktığımda ve turizm meslek kursuna gidip otellerde çalışmaya başladığımda hatta küçüp çapta ticaretle uğraşırken paranın ön plana çıktığı ortamlarda girdiğimde, okuduklarımdan yaşadıklarımdan da edindiğim bilgi deneyim tecrübelerimle insanın yaşı ilerledikçe kişisel çıkarlar önem kazandıkça manevi değerler yok edilmeye mahkum edildikçe anladığım tek şey 1996 yılında tuttuğum günlüğüme KİŞİSEL ÇIKARLAR SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA DOSTLUK BİTERMİŞ meğer diye yazmıştım. Fakat çevreme baktığımda insanlar öyle bir hale gelmiş yada bana öyle geliyor çevremdeki kimi insanlar para gelsinde nasıl ne şekilde geldiğinin önemli olmadığı mantığını kendilerine yaşam tarzı edinmişler ayıbını günahını haramını düşünmeyecek tavırlar sergilemeleri bana ters geliyor ve şuna inanıyorum ki başka bir taraftan çıkar diye düşünmem gibi anlayışımın olmasından ileri geliyordu.Anladığım kadarıyla Tanrı da kendine göre öyle bir hukuku varki kötünün cezasını hem bu dünyada hem öteki dünyada kesiyor.
Yeri geldiğinde kişisel çıkarlarımı hiçe saydığım insanları seçmeden iyilik satıp güzellikler vermeye insani değerlerimden kopmamaya çalıştığımda sen kendinden başka kimseye zarar vermeyen bir adamsın diye eleştiriler alıyorum bazende bu eleştirilerini haklı buluyorum. paranın pulun bir şey ifade etmediği dostlukların önem kazandığı bir dünyada yaşamak umuduyla. yazan:ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI /alitanergobek@hotmail.com MALATYA 0506 845 61 38-0216 338 67 09

ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI     16 Şubat 2012 12:58 | istanbul kadıköy ataşehir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
HAYATTA GÜZEL ŞEYLER Mİ YOKSA ÇİRKİN ŞEYLER Mİ YAPMAK GEREK VE FELSEFESİ
“Güzel olan her şeyi sevmek gerek” güzel olan her şeyi herkes kolaylıkla kabullenip sahiplenmek ister ama güzel olan her tavrı sergilemek sahiplenmek her babayiğidin harcı değildir yürek ister cesaret ister bazen para pul ister ve istemekle başlar her bir şeye sahiplenmek.
Güzel şeyler yaparsınız toplumun beğenisini kazanıp daha fazla ilgi alakaya saygıya ödüle layık görülürsünüz. Hatta an gelir meşhur tanınan birisi olursunuz. Ama toplumun sosyal kültürel ahlaki değerlerine ters tavırlar sergilerseniz zamanla toplumun kin ve nefretini kazanıp, toplum tarafından dışlanılmaya mahkum olursunuz.
Güzel şeyler yapmak için mücadele eden insanlar yeri geldiğinde maddi manevi anlamda güzel kazanımlar elde edebilmekte ve toplum tarafından iyi bir kariyer sahibi olup toplumun desteğini arkasına alarak daha güzel şeyler yapmaya teşvik edilirler.( Mesala benim 2007 yılından beri internet sitelerinde 160 taneden fazla kişisel gelişim felsefik yazılarımın okunması ve toplumun desteğiyle özgürce yazabilmem ve Topluma daha güzel felsefik değerler vermek üzere teşvik edilmem gibi.)
Genel de güzel şeyler yaptığımızda hemencecik toplumun bizi anlamasını bekleriz ama bazen yaptığımız güzel şeyleri toplumun anlaması zaman alıp yeri geldiğinde anlaması mümkün olup hatta toplumun anlamakta geç bile kalabilir fakat güzel şeyler daimi kalır ve güzel bir şey olarak anılır.
Günümüzde güzel şeyler yapabilmek kimsenin çıkarına dokunmadan kimseyi huylandırmadan yapabilmenin zorluklarına katlanmak o cesarete sahip olmak gerekir.
Çirkin bir tavır sergileyen meşhur tanınan birisi ünlü bir politikacı sanatçı olduğunda olay olur günün konusu olur ama her hangi birisi yaptığında toplumun fazla dikkatini ilgisini çekmez ve gerekli cezai maddi manevi anlamda yaptırımlar uygulanır.Yapılan güzel şeylere layık olmanız ve kıymetini bilmeniz dileğiyle.yazan: ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI /alitanergobek@hotmail.com/ 0506 84561 38-0216 338 67 09 MALATYA

ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI     14 Şubat 2012 08:58 | istanbul kadıköy ataşehir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
PRENSİP SAHİBİ VE KURALCIMISINIZ ACABA? VE FELSEFESİ
Kimi insanların yaşadıkları ortamdan geldikleri kültürden aldıkları eğitimden çevresinden ailesinden geleneklerinden göreneklerinden mesleği gereği bir takım prensiplere tutunup kuralcı davranmaya çalışırlar ve belirli hatta katı bir prensip sahibi olmak kuralcı olmakla kendi çevresinde aile yaşamında iş ortamında meslek hayatında maddi manevi kazançlar sağladığı inancındadırlar.
Kimi insan kuralcı ve prensip sahibidir ve prensiplerinden ve kuralcı davranmaktan kolay kolay vazgeçmezler. Vazgeçmemekte ısrarcı olurlar ve prensiplerinin ve kuralcı tavırlarının sergilemekte çekinmeyip karşı koyanlara karşı sert bir tutum sergileyip bundan rahatsızlık duyup sinirli davranıp yapıcı değil yıkıcı bir tutum sergilerler. Prensip sahibi olmak ve kuralcı davranmakla meslek hayatında aile hayatında özel yaşamında maddi manevi anlamda BAŞARILARA imza atacaklarına inanırlar ve zaman zaman bunda haklı çıkabilirler. Örnek olarak zengin bir iş adamının benim prensiplerim olmasaydı bu kadar zengin olmazdık iş hayatında bu seviyeye gelmezdik gibi konuşmaları duyarız. Yine Kimi anne babalar çocuklarına üniversite lise vb gibi hayatında fazla para vermeyip, paraları olduğu halde evladının maddi sıkıntı çekmelerine neden olsalar da, evladım ben sana fazla para koysaydım cebine sen okumazdın dediklerini de duyarız. Öğrenci okurken fazla para verilmez prensibine sahiptirler ve doğru yaptıklarına inanırlar.Daha bir çok örnek verebiliriz bu konuya.
Prensip sahibi kuralcı insanlar prensiplerinden ve kuralcı davranmayı uygulamaktan mahrum kaldıklarında maddi manevi anlamda zararlar göreceklerini ve çevresindeki insanların kendisine olan GÜVENLERİNİN azalacağına artık kendilerine itimat edilmeyeceğine ve yaşadığı ortamlarda güvenilmez bir karakter olarak görülecekleri tanınacakları korkusunu endişesini yaşarlar ve bununda hayatlarının her alanında kötü sonuçlar doğuracağına inanırlar.
Prensiplerini uygulamakla kuralcı davranmakla çevresindeki insanları zor duruma düşürseler de yine dediklerini yaptırmakta ısrarcı katı bir tutum alırlar.
Yıllar önce turistik otellerde garsonluk yaparken en son çalıştığım otelde, otel sahibinin otelden çalışmaktan atılan veya ayrılan bir kişiyi bir daha işe almazdı ve bunu kendisinin ve otelin prensibi olduğunu söylerdi. Anladığım kadarıyla o kişiyi işe aldığında otele maddi manevi anlamda zarar vereceğine inanırdı.
Kimi insan özel eşyalarına dokunulmasını sevmez hiç kimseyle paylaşmaz ve telefonu çalsa bile telefonuna başkası tarafından bakılmasına cevap verilmesine kızarlar hatta kendisine gelen bir mektubun zarfın açılmasını kabul etmez ve eşine face book şifresini bile vermeyip kendisine ait özel şeylerin en iyi şekilde korunmasına sadece kendisinin kullanması gerektiğine inanan prensip sahibidir. Mesala benim 2007 yılından beri yaklaşık 20 tane internet sitelerinde yayınlanan felsefik kişisel gelişim vb gibi. yazılarıma kimseyi ortak etmek gibi düşüncem olmaz, bu da benim prensibimdir.
Hangi prensip sahibi ve kuralları benimserseniz benimseyin çevrenize ve kendinize yararlar getiriyorsa uygulamaya savunmaya devam edin ama çevrenizdeki insanlara prensipleriniz ve kuralcı tavırlarınız rahatsızlık veriyor sıkıntı yaratıyorsa yeri geldiğinde prensiplerinizden kuralcılıktan vazgeçmesini de bilmelisiniz.
Bu konu fener yolundaki tekel bayii dükkanıma 20 lira bozuk para getiren arkadaşa ya bozuk parayı kasaya bırak 20 lira bütün parayı al ben yemek yiyorum dediğimde, bana ben hiç kimsenin kasasına elimi sürmem demesiyle aklıma geldi ve yazma ihtiyacı duydum. Yazan : ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI /alitanergobek@hotmail.com/0506 845 61 38-0216 338 67 09 MALATYA

ilhan ve eda     13 Şubat 2012 17:44 | mersin
mrb ben ilhan mersinden yazıyorum biricik eşim arguvanlı edamaaa gül ki güller açsın gül yanağında yı istiyorum sizi seviyoruz ii aksamlar

ERGÜN     04 Şubat 2012 11:01 | ANKARA
KAR
ÇÜNKÜ KAR YAĞIYOR DIŞARIDA;
PENCEREMDEN KAR'I SEYREDİYORUM.
KAH DANS EDİYORLAR HAVADA;
HİÇ YER İNMEYECEK GİBİ.
KAH ACELE EDİYORLAR;
BİRBİRLERİNE DOKUNMADAN,
HIZLA AŞAĞI İNERKEN;
SANKİ BİRŞEYLERİ GİZLEYECEK GİBİ.
USULCA KONUYORLAR,TOPRAĞIN ÜZERİNE;
KAPATIYORLAR BÜTÜN AYIPLARI BEYAZ ÖRTÜYLE.
YATIYORLAR TOPRAK ANAYLA BİR KIŞ,KOYUN KOYUNA;
BİLMİYORLAR BAHARDA GELECEKLER OYUNA.
ASLAN GİBİ KÜKREYİP UYANACAKLAR DAĞLARDA;
SEL OLUP İNECEK,CAN ALACAKLAR OVALARDA./
ÇÜNKÜ KAR YAĞIYOR DIŞARIDA.


208
Ziyaretçi defteri kaydı
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
 
Ana Sayfa

ArguvanRadyosu
ArguvanRadyosu
ArguvanRadyosu
ArguvanRadyosu

Perşembe, 23. Şubat 2012

Review www.arguvanradyosu.com on alexa.com Google
Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.com